Mide gribi nedir, belirtileri neler? Mide gribi bulaşma yolları

Halk arasında “mide gribi” olarak adlandırılan viral gastroenterit, özellikle sonbahar ve kış aylarında daha sık görülmeye başlayan bir enfeksiyon hastalığıdır. Soğuk havaların etkisiyle insanların kapalı ortamlarda daha fazla vakit geçirmesi, hastalığın kişiden kişiye bulaşma hızını artırmaktadır.

Norovirüsün yol açtığı enfeksiyonun mide ve bağırsakları etkilemesi sonucu ortaya çıkan mide gribi, havaların soğumasıyla değil, kapalı ve kalabalık ortamlarda vakit geçirme sebebiyle meydana geliyor. Uzmanlar, norovirüs ve rotavirüs gibi virüslerin en yaygın etkenler arasında yer aldığını, özellikle toplu yaşam alanlarında salgınların sıkça görülebildiğini vurguluyor. Çocuklar, yaşlılar ve bağışıklık sistemi zayıf bireyler, hastalığın ağır seyredebileceği risk grupları arasında bulunuyor.
Viral gastroenteritin tedavisinde genellikle özel bir ilaç kullanılmaz; bol sıvı alımı, istirahat ve beslenme düzenine dikkat edilmesi önem taşır. Ancak şiddetli sıvı kaybı yaşayan vakalarda tıbbi müdahale gerekebilir. Uzmanlar, kişisel hijyen kurallarına özen gösterilmesi, ellerin sık sık yıkanması ve ortak kullanılan eşyaların temiz tutulmasıyla hastalığın yayılmasının büyük ölçüde önlenebileceğini belirtiyor.
“Mide gribi” olarak bilinen viral gastroenteritin belirtileri genellikle ani başlar ve birkaç gün sürebilir. En sık görülen belirtiler şunlardır:Bulantı ve kusmaİshal (sulu ve sık dışkılama)Karın ağrısı ve krampAteş (hafif veya orta dereceli olabilir)Baş ağrısıKas ve eklem ağrılarıHalsizlik ve yorgunlukİştahsızlıkBazı vakalarda dehidrasyon (sıvı kaybı) da gelişebilir. Bu durumda:Ağız kuruluğu,Baş dönmesi,Azalmış idrara çıkma,Çocuklarda huzursuzluk ve gözyaşı olmadan ağlama gibi ek bulgular görülebilir.
Son derece bulaşıcıdır ve kişiden kişiye kolayca geçebilir. Bulaşma genellikle hasta kişilerle temas, ortak kullanılan yüzeylere dokunma, temizlenmemiş gıda ve suların tüketilmesi ya da hijyen eksiklikleriyle gerçekleşir. Özellikle tuvalet sonrası ellerin yıkanmaması ve ortak kullanılan tuvaletlerde hijyenin sağlanmaması bulaşmayı hızlandırır. Kusma ve ishal sırasında virüs damlacık yoluyla da çevreye yayılabilir. Bu nedenle hastalık çok hızlı şekilde geniş kitlelere ulaşabilir.
En önemli korunma yöntemi olası bulaşma risklerini minimize edecek yöntemler bulmaktır. Bu noktada en etkili çözüm kalabalık ortamlarda vakit geçirdikten sonra elleri çok iyi dezenfekte etmektir. Bunun yanı sıra kişisel hijyen temizliği de çok dikkat edilmelidir. Özellikle karın bölgesi ve ayakların üşütülmemesine özen gösterilmeli, taze sebze ve meyveler bol suda yıkanarak tüketilmelidir.

Leave A Comment

Recommended Posts

rss

Elektronik sigara için “süre doldu”

Prof. Dr. Şevket Özkaya, elektronik sigaralarla ilgili beklenen ’20 – 30 yıllık kullanım’ süresinin dolduğunu, 100’den fazla çalışmanın analiz edildiğini ve net olarak kanser riskini artırdığını söyledi. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, elektronik sigaraların 2000’li yılların başında geleneksel sigaraya göre […]

acarhoca
rss

HIV vakalarında artış

Türkiye’de HIV vakalarında artış başladı. Uzmanlar, hastaların HIV olduğunu bilmeden başka nedenlerden dolayı ileri evrede hastaneye yattığını belirtti. Haber: Melike Şahin Son yıllarda HIV’in en çok artış gösterdiği ülkelerden biri Türkiye.   Yalnızca Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yıl başından bu yana 30’a […]

acarhoca
rss

Unutulan hastalık geri mi dönüyor? İstanbul’da vaka sayılarında artış

Türkiye’de uzun zaman önce neredeyse tamamen ortadan kaldırılmış bazı hastalıklar, son yıllarda tekrar görülmeye başladı. Uzmanlar, aşısı eksik olanların mutlaka aşılarını tamamlamasını öneriyor. Haber: Melike Şahin İstanbul’da hastanelere kızamık nedeniyle başvuranların sayısında artış gözlemlendi.   Kızamığın sadece çocuklarda değil yetişkinlerde görüldüğü belirlendi. […]

acarhoca
rss

Sağlık Bakanlığı kalbi korumanın yollarını açıkladı. Kalbi güçlendiren 3 temel alışkanlık

Sağlık Bakanlığı, kalp ve damar hastalıklarıyla mücadeleye ilişkin, “Sağlıklı yaşam alışkanlıkları kalp ve damar sağlığını korumada büyük önem taşımaktadır. Bu sebeple; dengeli ve sağlıklı beslenmeli, tuz ve doymuş yağ tüketimi sınırlandırılmalı, düzenli fiziksel aktivite yapılmalı” açıklamasını yaptı. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, kalp […]

acarhoca