Beslenme dünyasında yıllardır süren tartışma, öğün sayısının mı yoksa yediğimiz yiyeceklerin kalitesinin mi daha önemli olduğu sorusu etrafında dönüyor. Uzmanlara göre, üç ana öğün, sık küçük öğünler veya aralıklı oruç gibi farklı yaklaşımlar bulunsa da, optimum öğün sıklığı kişiden kişiye değişiyor.
Kahvaltı, öğle ve akşam yemeğinden oluşan düzen, yüzyıllardır uygulanan en yaygın yöntem. Vücudun biyolojik ritmiyle uyumlu olan bu yaklaşım, açlık hormonlarını düzenlemeye yardımcı oluyor. Ayrıca, düzensiz atıştırmayı azaltarak fazla kalori alımının önüne geçebiliyor.Günde 5-6 küçük öğün tüketmek, kan şekerini dengede tutma fikrine dayanıyor. Özellikle sporcular ve yüksek enerji ihtiyacı olanlar için faydalı olabiliyor. Ancak bu yöntem, bilinçsizce yüksek kalorili atıştırmalıklara dönüşürse, tam tersi bir etki yaratabiliyor. Ayrıca sindirim sistemi üzerinde sürekli bir yük oluşturabiliyor.Son yılların popüler yöntemlerinden biri olan aralıklı oruç, kilo yönetimi, insülin direncinin düşürülmesi ve iltihabın azaltılmasıyla ilişkilendiriliyor. 16:8 veya 5:2 gibi farklı protokoller uygulanıyor. Ancak bazı kişilerde enerji düşüklüğü, sinirlilik veya öğün aralarında aşırı yeme eğilimi yaratabiliyor.Beslenme uzmanları, “herkese uyan tek bir yöntem yok” uyarısında bulunuyor. Öğün sıklığının belirlenmesinde açlık sinyalleri, yaşam tarzı, sağlık koşulları ve kişisel hedefler dikkate alınmalı. Uzmanlara göre en önemli kriter, besin değeri yüksek gıdalar tüketmek ve bilinçli beslenme alışkanlıkları geliştirmek.Sonuç olarak, öğün sayısına takılmaktansa vücudun tepkilerini dinlemek, işlenmemiş ve dengeli gıdaları tercih etmek sağlıklı yaşam için en etkili yol olarak öne çıkıyor.
Rize’de yaşayan 28 yaşındaki Serenay Atagün’ün iki ayrı rahminde aynı anda gebelik oluştu. Bu, dünyadaki üçüncü vaka oldu. Çift rahmi olan bir kadının her iki rahminde de aynı anda gebelik oluşması tıp çevrelerinde milyonda bir ihtimal olarak değerlendiriliyor. Tıpta “dikaviter ikiz […]
Adıyaman’ın Gerger ilçesine bağlı Gürgenli köyü sınırları içerisinde yer alan Sülüklü Göl, son dönemde şifa arayan ziyaretçilerin akınına uğruyor. Gördük Dağları’nın güney yamacında, yaklaşık bin 500 metre yükseklikteki zorlu coğrafyanın arasında gizlenmiş bu doğa harikası, el değmemiş yapısı ve temiz havasıyla çevre […]
Eskişehir’in İnönü ilçesinde merada otlayan hayvanların sütünden elde edilen ve tamamen doğal yöntemlerle üretilen manda yoğurdu, hem lezzetiyle hem de şifasıyla yoğun ilgi görüyor. Manda yoğurdu, bağışıklık sistemini güçlendirici etkisiyle özellikle kanser hastaları, yaşlılar ve çocuklar tarafından tercih ediliyor. Manda yoğurdunun yapım […]
Bu yıl keneden 12 kişi hayatını kaybetti. Kayseri’deki Erciyes Üniversitesi, keneden bulaşan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’ne (KKKA) karşı aşı geliştiriyor. İkinci ve üçüncü faz süreci de bittikten sonra aşının hazır olması bekleniyor. Yaz aylarında havanın ısınmasıyla birlikte kene vakaları başlıyor. Bu yıl […]